İlişkiler, içinde bulunduğumuz döneme göre şekillenmeye devam ediyor. Özellikle sosyal medya ve flört uygulamalarının hayatımızda daha fazla yer edinmesiyle birlikte birileriyle tanışma, iletişim kurma ve hatta ilişkileri bitirme biçimlerimiz bile değişti. Bazen bir ilişki bir mesajla başlayıp aylarca ekran üzerinden devam edebiliyor. Bazen de aynı kişi hiçbir açıklama yapmadan bir anda hayatımızdan çıkabiliyor.

Tüm bunlarla beraber son yıllarda ilişkiler hakkında konuşurken daha önce pek duymadığımız kavramlarla karşılaşmaya başladık. Love bombing, ghosting, breadcrumbing... Peki sosyal medyada sık sık karşımıza çıkan bu kavramlar aslında ne anlatıyor?

Love Bombing: Yoğun İlgi Her Zaman İyi Bir Şey mi?

Love bombing, Türkçeye genellikle “aşk bombardımanı” olarak çevriliyor. Özellikle ilişkinin başlangıcında karşı tarafa çok yoğun ilgi gösterilmesi, sürekli mesajlaşmak istemek, büyük romantik jestler yapmak ya da henüz birbirini yeterince tanımadan geleceğe dair büyük planlar kurmak bu kavramla birlikte ele alınabiliyor.

Böyle bir ilgi başlangıçta oldukça güzel hissettirebilir. Sonuçta hepimiz değer gördüğümüzü ve önemsendiğimizi hissetmek isteriz. Fakat yoğun ilginin zamanla karşı taraf üzerinde baskı veya kontrol kurmanın bir yolu hâline gelmesi durumunda işler değişebilir.

Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var: Her romantik veya yoğun ilgi gösteren insan için “love bombing yapıyor” demek doğru değil. Özellikle sosyal medyada psikoloji kavramlarının çok hızlı etiketlere dönüşebildiğini görüyoruz. Bir davranışı tek başına görmek yerine ilişkinin genelindeki tutarlılığa ve kişinin sınırlarımıza nasıl yaklaştığına bakmak daha anlamlı olabilir.

Breadcrumbing: Bir Var Bir Yok

Breadcrumbing, bir kişinin ilişkiyi gerçekten ilerletmeden karşı tarafın ilgisini canlı tutacak kadar iletişim kurması olarak düşünülebilir. Günlerce konuşmadığınız birinden aniden gelen “Nasılsın?” mesajı, arada bir bırakılan bir beğeni veya sürekli söylenip bir türlü gerçekleşmeyen buluşma planları buna örnek olabilir.

Aslında burada kafa karıştıran şey iletişimin tamamen bitmemesidir. Karşınızdaki kişi hayatınızdan çıkmaz ama hayatınızda gerçekten bir yer edinmek için de net bir adım atmaz. Tam “Artık ilgilenmiyor sanırım” dediğiniz noktada yeniden ortaya çıkabilir.

Bu durum doğal olarak “Benden hoşlanıyor mu, yoksa hoşlanmıyor mu?” sorusunu beraberinde getirebilir. İlişkinin kendisinden çok belirsizliğin yarattığı beklenti yorucu hâle gelebilir.

Ghosting: Hiçbir Şey Söylemeden Gitmek

Ghosting muhtemelen bu kavramlar arasında en fazla duyduklarımızdan biri. Bir süredir konuştuğunuz, görüştüğünüz veya romantik yakınlık kurduğunuz birinin herhangi bir açıklama yapmadan iletişimi kesmesini ifade ediyor. Mesajlar cevapsız kalıyor, aramalar açılmıyor ve karşınızdaki kişi bir anda ortadan kayboluyor.

Buradaki zorlayıcı noktalardan biri, çoğu zaman ortada net bir kapanışın olmaması. Bir ilişkinin bittiğini bilmek ile nedenini hiç bilmeden iletişimin kesilmesi aynı deneyim olmayabilir. İnsan böyle bir durumda ister istemez kendine dönüp “Bir şey mi yaptım?”, “Son konuşmada yanlış bir şey mi söyledim?” gibi sorular sorabilir.

Bazen cevap ise düşündüğümüzden daha basittir: Karşımızdaki kişi iletişimi sürdürmemeyi seçmiştir. Fakat bunu açıkça söylememesi, diğer tarafın kafasında cevaplanmamış sorular bırakabilir.

Benching: İlişkiyi Beklemeye Almak

Benching kelimesi spordaki “yedek kulübesi” fikrinden geliyor. İlişkilerde de benzer şekilde, bir kişiyi tamamen hayatından çıkarmadan fakat onunla ciddi bir ilişki kurmaya yönelik net bir adım da atmadan iletişimde tutmayı anlatmak için kullanılıyor.

Breadcrumbing ile oldukça benzer görünse de benching kavramında daha çok “şimdilik bekletme” durumu ön plana çıkıyor. İletişim devam ediyor, zaman zaman ilgi de gösteriliyor fakat ilişkinin nereye gittiği bir türlü belli olmuyor.

Böyle bir durumda belki de sorulması gereken soru “Beni gerçekten istiyor mu?”dan önce “Ben böyle bir ilişkinin içinde olmak istiyor muyum?” olabilir.

Orbiting: Hayatından Çıkıyor, Hikâyelerinden Çıkmıyor

Birisi sizinle konuşmayı bırakıyor ama attığınız neredeyse her hikâyeyi izlemeye devam ediyor. Tanıdık geldi mi?

Orbiting tam olarak bu tür durumları anlatmak için kullanılan kavramlardan biri. Kişi doğrudan iletişim kurmayı bırakmasına rağmen sosyal medya üzerinden sizin dijital çevrenizde kalmaya devam ediyor. Hikâyelerinizi izleyebiliyor, zaman zaman gönderilerinizi beğenebiliyor ama sizinle gerçek bir iletişim kurmuyor.

Özellikle ghosting sonrasında yaşandığında bu durum oldukça kafa karıştırıcı olabilir. Çünkü kişi hayatınızdan çıkmış gibi görünürken telefon ekranınızda hâlâ karşınıza çıkmaya devam eder. Belki de dijital ilişkilerin en ilginç taraflarından biri bu: Birini hayatımızdan çıkarmak ile sosyal medyamızdan çıkarmak artık aynı şey değil.

Situationship: “Peki Biz Neyiz?”

Belki de modern ilişkileri en iyi anlatan sorulardan biri: “Biz şimdi neyiz?”

Situationship, iki kişi arasında romantik veya duygusal bir yakınlık bulunmasına rağmen ilişkinin tam olarak tanımlanmadığı durumları anlatmak için kullanılan bir kavram. İki kişi düzenli olarak görüşebilir, birbirlerine yakın hissedebilir ve dışarıdan bakıldığında bir çift gibi görünebilir. Ancak ilişkinin ne olduğu ya da gelecekte nereye gideceği hiç konuşulmamış olabilir.

Burada her belirsiz ilişkinin kötü olduğunu söylemek mümkün değil. İki taraf da mevcut durumdan memnunsa ilişkinin mutlaka bir etikete ihtiyacı olmayabilir. Asıl problem, tarafların beklentileri birbirinden farklı olduğunda başlayabilir. Biri mevcut ilişki biçiminden memnunken diğeri daha ciddi bir ilişki bekliyorsa konuşulmayan beklentiler zamanla sorun hâline gelebilir.

Peki Bütün Bu Kavramlarla Ne Yapacağız?

Love bombing, breadcrumbing, ghosting, benching, orbiting... Modern ilişkileri açıklamak için kullandığımız kelimelerin sayısı giderek artıyor. Bu kavramları bilmek bazen yaşadığımız bir deneyimi anlamlandırmamıza gerçekten yardımcı olabilir. “Demek ki bunu yaşayan sadece ben değilmişim” hissi bile rahatlatıcı olabilir.

Fakat diğer taraftan, her davranışı bir kavramla açıklamaya çalışmak ilişkileri gereğinden fazla basitleştirebilir. Birinin mesajınıza geç cevap vermesi breadcrumbing yaptığı anlamına gelmez. İlişkinin başında size çok ilgi göstermesi de tek başına love bombing yaptığını göstermez.

Belki de karşımızdaki kişiye hangi etiketi koyacağımızdan önce ilişkinin bize nasıl hissettirdiğine bakmak daha önemli. Söyledikleriyle yaptıkları birbirini destekliyor mu? İletişim yalnızca tek tarafın çabasıyla mı ilerliyor? Sınırlarımıza saygı gösteriliyor mu? Ne istediğimizi açıkça konuşabiliyor muyuz?

İlişkiler değişiyor ve onları anlatmak için kullandığımız kelimeler de değişmeye devam edecek. Ama yeni isimler ortaya çıksa da bir ilişkide karşılıklılık, açık iletişim, sınırlar ve tutarlılık hâlâ önemini koruyor. Bazen karşımızdaki davranışın adını bulmaktan çok, o davranışın bize nasıl hissettirdiğini fark etmek daha fazla şey anlatabilir.