Ergenlerde FOMO (Gelişmeleri Kaçırma Korkusu)

Sosyal medyada zaman geçirmek için eline aldığı telefonu saatlerce bırakmayan, arkadaşlarının ve çevresindeki insanların paylaşımlarını sürekli kontrol edip takip eden ve bir şeyleri kaçırdığı düşüncesiyle huzursuz hisseden ergenlerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Peki, gençler neden sürekli çevrim içi ve aktif olmak istiyor? Bunun arka planında FOMO olabilir mi?

FOMO Nedir?

FOMO (Fear of Missing Out), bireyin başkalarının yaşadığı deneyimleri kaçırdığına inanması, kendisini akranlarının geri planında hissetmesi ve bunun sonucunda rahatsızlık duyması olarak tanımlanır. Kişi, başkalarının kendisinden daha mutlu, daha eğlenceli veya daha sosyal bir yaşam sürdüğünü, kendisinin ise monoton ilerleyen bir hayatta sahip olduğunu düşünebilir.

Mesela bir ergen, sosyal medyada gezinirken arkadaşlarının birlikte dışarı çıktığını beraber eğlenceli vakit geçirdiklerini gösteren bir paylaşım ile karşılaştığında;

"Neden ben orada değil de buradayım?" veya "Acaba beni özellikle çağırmak mı istemediler?" gibi düşüncelere kapılabilmektedir.

Bu düşünceler zamanla ergenin kendisini yalnız, dışlanmış ve aynı zamanda mutsuz hissetmesine neden olabilmektedir.

Ergenlerde FOMO Neden Daha Sık Görülmektedir?

Ergenlik dönemi; kimlik gelişiminin ve değişiminin yaşandığı, arkadaş ilişkilerinin önemli olduğu, arkadaşlar ile sık zaman geçirme arzusunun arttığı ve akran arasında kabule duyulan ihtiyacın olduğu bir dönemi işaret etmektedir.  Bu dönemde ergenler, onlar ile vakit geçirmek ve bir gruba ait hissetmek istemektedir.

Sosyal medya ise başkalarının hayatlarına, ne yiyip içtiklerine, neler yaptıklarına, hayatlarında yaptıkları seyahatlere vb. sürekli olarak tanık olmayı mümkün kılmaktadır. Arkadaşlarının katıldığı etkinlikleri veya eğlenceli anlarını görmek bazı gençlerde geride kaldıkları düşüncesini meydana çıkarmaktadır. Bu nedenle ergenler, yetişkinlere göre FOMO'yu daha yoğun ve sık yaşamaktalar.

Sosyal Medyanın FOMO Üzerindeki Etkileri

Sosyal medyada paylaşılan içeriklerin büyük bir kısmı hatta neredeyse tamamı insanların yaşamlarının olumlu yönleri aktarılmaktadır. Paylaşım yapan insanlar genellikle mutlu oldukları, başarılı oldukları, sevdiği yiyecekleri, ettikleri seyahatleri veya eğlendikleri anları paylaşmayı tercih ederler.

Ancak ergenler ve çoğu zaman bizler de bazen bu paylaşımları gerçek yaşamın tamamı gibi olumlu olduğunu sanabiliriz.  Çünkü arka plandaki olumsuzluklar genel olarak saklanmaktadır.  Bunun sonucunda kendi yaşamlarını başkalarının yaşamlarıyla kıyaslayarak yetersiz hisseder ve yaşamındaki olumlu deneyimleri fark etmemesine neden olmaktadır. Aynı zamanda bireyin kendi yaşamındaki onu mutlu eden etkinlikler, yemekler vb. eskisi kadar tat vermemeye başlar.

FOMO'nun Psikolojik Etkileri

Teknolojinin gelişmelerin artması ile sosyal medya, ergenlerin günlük yaşamında önemli bir yeri vardır. Örneğin Instagram, YouTube, Tik Tok ve Snapchat gibi birçok platformlar gençlerin arkadaşlarıyla iletişim kurmalarını ve çevrelerinde olup bitenleri takip etmelerini kolaylaştırmakta ve birbirleri ile aktif iletişim halinde olmalarını sağlamaktadır. Ancak sosyal medyanın yoğun kullanımı bazı psikolojik sorunları da beraberinde getirebilmektedir. Birçok genç, sosyal medyada arkadaşlarının paylaşımlarını gördüğünde bir şeyleri kaçırdığı düşüncesine kapılabilmekte ve bu durum zamanla kaygı, mutsuzluk ve yetersizlik gibi birçok olumsuz duygulara sebep olabilmektedir. Sebep olduğu bu sorunlardan bazıları aşağıda belirtilmiştir.

Kaygı Düzeyinde Artış Yaşanması

Ergenlerin bir şeyleri kaçırma korkusu, gençlerin sürekli tetikte hissetmesine ve sinir sisteminin sürekli aktif olmasına neden olabilmekte. Telefonu sürekli olarak kontrol etme isteği ile yeni paylaşımları kaçırma korkusu kaygıyı beraberinde getirir.

Yalnız Hissetmesi

Sosyal medyaya yansıtılan olumlu, eğlenceli ve sosyal hayatlara bakarken kendisini yaşantısında yalnız ve mutsuz hissedebilir.

Kendisini Yetersiz Hissetmesi

Sürekli olarak başkalarının hayatlarıyla kendi hayatını kıyaslayarak, kişinin kendisini yetersiz, başarısız aynı zamanda yerinde sayan bir birey olarak görmesine sebep olabilir.

Dikkat ve Uyku Problemleri

Sosyal medya kullanımının artması aynı zamanda gelen bildirimlere sürekli olarak cevap verme halinde olma, özellikle gece saatlerinde telefon kullanımının ve ekran süresine dikkat etmeden kullanmaya devam etmesi dikkat problemlerine ve uyku düzensizliğine yol açabilir.

FOMO ile Baş Etme Yolları

FOMO ile baş edebilmek için öncelikli olarak sosyal medyada görülen her şeyin gerçeği tam olarak yansıtmadığının, bu yaşantıların arka planlarının da olduğunun fark edilmesi gerekir.

Bunun yanında:

Ekran süresine dikkat edilmeli,

Yüz yüze yapılan aktivitelere daha fazla zaman ayrılması,

Keyif alarak yapmış olduğu etkinliklere sık katılım sağlaması,

Sevdiği bir spor dalı veya hobi olarak yapmak istediği etkinliklerine katılım sağlaması,

Sosyal medya kullanımının daha bilinçli şekilde, süreye dikkat ederek tüm günümüzü kapatacak şekilde kullanılmamasına dikkat edilmesi,

Gençlerin psikolojik iyi oluşunu destekleyebilmektedir.

Ebeveyn Davranışlarının FOMO Üzerindeki Etkisi nedir?

Ergenlerin sosyal medya kullanım alışkanlıkları ve FOMO düzeyleri üzerinde anne babaların tutumları önemli bir yere sahiptir. Özellikle aşırı otoriter, kontrolcü veya ilgisiz ebeveyn tutumları, gençlerin sosyal hayattaki ilişkilerine ve kendi kimlik arayışlarında bazı zorluklar yaşamalarına sebep olmaktadır. Bu süreçte ergenlerin yargılamadan dinlemeleri, açık iletişim kurmaları ve onların duygularını anladıklarını hissettirmeleri önemlidir.

Sosyal medya kullanımı hakkında yargılayıcı olmadan üzerine konuşmalar yapılabilir.

Aile içinde keyif veren, zamanı verimli geçiren aktiviteler yapılabilir.

Ekran kullanımına yönelik bazı sınırlar konulabilir. (Belli saat aralıklarında kullanım gibi.)

Gençlerin gerçek yaşamda yapmak istediği çalışmalar ve hobilerini desteklenebilir.

Ergenlerin kendilerini başkalarıyla kıyaslamalarını azaltmaya yönelik iyi olduğu yönlere ve çalışmalara yönelik destekler verilerek özgüvenlerini artması sağlanabilir.

Sonuç olarak FOMO, yaşadığımız bu dijital dünyada birçok bireyin özellikle ergenlerin deneyimlediği bir olgudur. Sürekli olarak başkalarının hayatlarını yakından takip etmek, olumlu yansıtılan hayat yaşantılarına maruz kalmak ve aynı zamanda kendilerini kıyaslayarak yetersiz ve başarısız hissetmesi gibi birçok psikolojik problemi de beraberinde getirmektedir. Bu nedenle bu çağda sosyal medyadaki herhangi bir platformu bilinçli kullanmakla birlikte, kendi yaşantımızı sorguya çekecek kadar hayatımıza dahil etmemeliyiz. Şunu da eklememiz gerekir, sosyal medyada yapılan paylaşımların insan yaşamının gösterilmek istenen tarafını yansıtmaktır. Gerçek mutluluk ise sürekli bir şeyler takip etmek değil, sahip olunan anıların değerini fark etmekte saklıdır.

Psikolog Nazmiye Nur Yorulmaz